7 Mayıs 2011 Cumartesi

güzellik sırları

 

Her bayan bakımlı olmayı ve bu çerçevede güzel olmayı ister. Aslında sadece bayanlara indirgememek lazım bu durumu. Erkek nesli de artık bakımlı olmayı ve dikkat çekmeyi seviyor. Ama ne olursa olsun bayanların mertebesine ulaşmak için çok var.
Bakımlı olabilmek için aslında epey bir zaman ayırmamız lazım kendimize. Saç bakımıydı, yüz bakımıydı, vücut bakımıydı, el ve ayaklardı derken epey bir zaman geçiyor bakım zamanında. Ancak dışarı çıkınca beğenilmek sanırım bunları alıp götürüyor, yerini tatlı bir gülümsemeye bırakıyordur.
İnsanlığın varlığından bu yana güzellik hep istenilen ve bu uğurda savaşılan bir şey olmuştur. Bayanlar güzel olmayı, erkekler güzel bayanlarla çıkmayı sevmiştir. Gel gelelim güzellik baki değildir. Bu gerçeği bilen insan nesli ise doğallık kalmıyor, o zaman dışarıdan yardım alalım demişlerdir ve kozmetik dünyasını yaramışlardır.
Bakımlı olmak amacıyla birçok ürün üretmişler, bu ürünleri renklendirmişler, kokulandırmışlar ve piyasaya sürmüşlerdir. Kimi göz için kimi tırnak için. Ama ortak amaç hep güzel kalmak için.
Güzellik evine giden yol, bakım köprüsünden geçer arkadaşlar. Bakımlı olmadıktan sonra, güzellik olsa bile elde yavaş yavaş yok olur, yangın sonrası külün altında kalan değerli bir eşya gibi görünmez. Bu nedenle güzellikse arzuladığımız o zaman bakım köprüsünü geçmemiz lazım.
Ne kadar ekmek o kadar köfte misali, ne kadar bakımlı olursak o kadar da güzel ve çekici olmamız mümkün. Ama tabi ki bu noktada bakımlı olmak için zaman harcayıp, maskara olmamak lazım. Her şeyin aşırısı sağlığa zararlıdır unutmamak lazım.